suların altında kalan ikarus için poseidon balıklara bir anıt yaptırdı.anıtın önünde kumlarda; bu büyük anıtta, hırsın değil aşkın sonucu, zincirlerin değil özgürlüğün karşılığı, hür iradenin hazin kahramanı genç ikarus yatmaktadır. her gün ortasında suların altından izlesin güneşini diye bu anıt mezar yüce poseidondan daidalus oğlu ikarusa armağandır. yazmaktadır. her öğle vakti ikarus ile birlikte tüm balıklar güneşi seyredip ertesi öğle vaktine kadar zamanı tüketmekteler.
7 Kasım 2013 Perşembe
aradım. ararım. belki bulurum diye
gecelerdir ve günlerdir çöldeydi. nereden geldiğine dair en ufak bir bilgi kırıntısı kalmış olsaydı bile onu da çöl esintileri savurur kumların arasında kaybederdi. zaman zaman ilerlemekeydi fakat başlangıç noktasını neresi almak gerektiğini bilemediğimizden bunun bir ilerleme olduğunu söylemek de güçtü. ilerlemekteydi fakat ne yöne ve neyi bulmayı umarak ilerlemekteydi buna dair bir fikri yoktu. aslında artık bir fikri de yoktu. gündüz genleşen gece büzülen beyni artık sadece bir lapa olarak kafatasının içinde bulunmakta, yalnızca fiziki görevlerini yerine getirmekte olan bir organdı. içinde belli belirsiz bir hise benzer bir şey vardı, bu inkar edilemezdi. ancak bu hissi tanımlayacak kelimeler neydi bilemiyordu. belki de bu kelimeleri arıyordu. çölde, bir başına, tüm anlam ve hislerden mahrum, kelimelerin peşindeydi.
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)
